21 ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2013 Pazar

Haftasonu Kahvaltı Sürprizi

Tabi ki bu tabağı yeni hazırlamadım evimizde hazırlamıştım paşama.Malum bayramdı,tayin işleriydi 20 gündür evimizde yokuz.Sonunda bu sabah yola revan oluyoruz.Uzunca bir süre yolculuk lafı bile duymak istemiyorum.Helak olduk yollarda.Bayram için önce Ankara'ya geldik.Bayram'ın ikinci yarısında Bartın'a geçtik.Bartın'dan dönerken bir de Bolu'ya uğradık.Bitti mi hayır!Otobüsle günübirlik Antalya'ya gittik hem de paşamla.Sonunda Antalya defterini tamamen kapattık artık tayinim çıktı.

İşe başlamaya sayılı günler kaldı maalesef :(  Artık böyle süslü tabaklar hazırlamaya fırsatım olacak mı bilemiyorum,onu zaman gösterecek.Henüz evdeyken aktivitelerle,hobilerle bol bol uğraşma zamanıdır :)


Tabağımızı içeriğinden de bahsedeyim.Güneş mandalina diliminden,ağacımız salatalıktan,elmalar domates sosundan,zemin kaşar parçalarından.Tavşanı da kurabiye kalıbından ekmekle yaptım,üzerine de labne peynir sürdüm.

Mutlu pazarlar :)

Başka bir kahvaltı tabağı süslememize de buradan bakabilirsiniz.

24 Ekim 2013 Perşembe

Keçeden Magnetlerimiz

Paşam artık kreşe başlayacak.Büyüdü adam oldu da vesikalık istediler kreşten.Geçen gün fotoğrafçıya götürdük ama benim hiç umudum yok kesin çok kötü bir fotoğraf olur diye düşünürken,fotoğrafçı abisi Doruk'u oturdu,büyük insan gibi yan dön poz ver moduna soktu.E bizimki de bir güzel gülümseyip poz verdi.Bu ara zaten bir fotoğraf merakı başladı şebeklik yapıp duruyor :)

Böyle yakışıklı pozumuzu anane ve babanemize boş vermeyelim bir de çerçeveyle süsleyelim dedik.Öncelikle fotoğrafa zarar gelmemesi için aktarma kağıdıyla kapladım.Arka fona kalın keçe kullandım.Ön kısımdakileri de ince keçeden rengarenk kestim.Arkasına da evdeki magnetlerden yapıştırdım.Tüm birleştirme işlemlerinde sıcak silikon kullandım.Bir iki de süs ekledim.


Ve magnetlerimiz hazır.Bir güzel kurabiye poşetlerine koyup paketledim.Doğumgünü içinde kafamda bir fikir oluşmuş oldu böyle birşey hazırlayabilirim.



23 Ekim 2013 Çarşamba

Yapboz Magnetler

Yapbozları bayram tatiline çıkmadan apar topar hazırladım ki yolda paşama yeni bir eğlence,aktivite olsun.Yanımıza bir de tepsi aldım yolda oynar diye.Ama nerdeee?Bizimki bir krizlendi ki yollarda bir güzel fırlattı parçaları.Ama hakkını yemeyelim birkaç parça bulup öyle fırlattı :)


Çıktıları facebooktaki montessori anneleri grubundan edinmiştim.Renkli çıktı aldım şekli tek parça kesip çift tarafını aktarma kağıdıyla yapıştırdım.Evde bolca magnet biriktirmiştik zaten bunları çok önceden yapmayı planladığım için.Magnetleri de sıcak silikonlar yapıştırdım.Paşam bugün de biraz oynadı buzdolabında ama fırlatmak daha çok hoşuna gidiyor.O yüzden onun fotoğrafını çekemedim bir türlü.


















21 Ekim 2013 Pazartesi

Bayramda Bartın-Ulus Gezimiz

Aslında her yıl gidiyoruz Ulus'a eşim oralı ama ilk defa bu kadar güzel fotoğraflar çektim.Daha doğrusu hep bir telaş içinde olurduk ona fırsat kalmazdı.Bu sefer yolda birkaç yerde durma fırsatımız oldu.Sonbaharın alabildiğine güzel karşılamasıyla,Küre Dağı Milli Parkı sınırları içerisinden bol fotoğraflı bir post hazırladım size.

 

Burası Ulus'un girişindeki köprüden.Bir yanım böyle bir manzarayı görünce insan burada huzur içinde yaşar diyor ama diğer yanım sen sıkılırsın tatillerde gez sen diyor.


Ulukaya Şelalesi Ulus'tan 17 km uzaklıkta Uluçay üzerinde.Bir ovuktan yüksek debili su akıyor.


Böyle bir yolu takip edip Ulus Düzköy'deki akrabaları ziyarete gittik.Ne yazıkki bizim gidişimizin ertesi günü Bartın'da sel oldu.Düzköy'ü ilçeye bağlayan köprü de çökmüş.Ama onun dışında ciddi bir zarar oluşmamış.Ben de ilk defa selin nasıl birşey olabileceğini gördüm.Biz Bartın'da çayın taştığına,hatta bazı dükkanların boşaltıldığına tanık olduk.Cidden çok ürkütücü bir durum Allah'a şükür ki yağmur kesildi de sular çekildi biraz.



Ulus'ta ilginç bir bayram kutlaması var her köyün ve mahallenin bayram günü farklı.Mesela Düzköy'ün bayramı 3.günse o gün herkes oraya gidiyor kutlamaya.Böylece kim evde kim değil stresi yaşanmıyor.Gittiğiniz her evde mutlaka önünüze yemek çıkıyor.Genelde menü tüm evlerde aynı;et yemeği,keşkek,pazı yada kara mancar (kara lahana) sarması,su böreği,salata,tatlı,ayran.Tüm yemekler yer sofrasına yada sehpaya konup ortaya geliyor,üzerine de çaylar içiliyor.

Bu ev de bir akrabamıza ait,yöresel bir dokusu var.Alt kat ahır olarak üst kat ev olarak kullanılıyor.Yanlız 1998'deki sel felaketinde ev zarar görüp kaymış,içinde bildiğiniz basamak oluşmuş ama hala kullanılıyor.Biraz tırsmadım değil :)


Bu manzara da başka bir evin balkonundan.Bazı hayatlar bu manzaraya açılıyor...



15 Ekim 2013 Salı

Mutlu Bayramlar

Benim bayram klasiği şarkım ^^Bugün bayram erken kalkın çocuklar,giyelim en güzel giysileri,elimizde taze kır çiçekleri üzmeyelim bugün annemizi...^^ Her bayram bu şarkı yankılanır kulağımda.Çocukluğumdan beri her bayram sabah körü annem bizi bu şarkıyla kaldırırdı.Hala söyleriz arada.Ben de oğlumu bu şarkıyla uyandıracağım belki de bir ömür yettiğince...

Paşam da sizin bayramınızı kutlamak ister.Gerçi bu sabah hiç havasında değil bu pozu alana kadar da bin türlü şebeklik yaptık ama ellerinizden öperiz çünkü artık el öpmeyi de öğrendik :)


Bol harçlıklı,bereketli,az şekerli ama sevgi dolu bir bayram geçirirsiniz sevdiklerinizle umarım.Bu da bayramları çok kalabalık olamasak bile çok özendiğimiz bayram soframız


13 Ekim 2013 Pazar

Traş Köpüğü ve Mısır Nişastası Birleşirse

Paşam artık beklemeyi öğrendi.Önceden ben birşey hazırlarken direk saldırıya geçiyordu ama artık oğlum bak sana oyun hazırlıyorum deyince sabırsız,meraklı böcük bakışıyla beklemeye geçiyor.


Hoş bu meraklı bakışları ne yazıkki tatmin edemedim ilk safhada.Annesi sabırsız davranıp malzemeleri eksik hazırlayınca istediğimiz deneyi gerçekleştiremedik.Benim de aklıma traş köpüğü geldi hemen.Zaten birçok blogda traş köpüğüyle duyusal havuz oluşturma fikrini görmüştüm ne zamandır da aklımdaydı ama babamız krem kullanıyordu.Köpük alınca tabi gözüme gelmeye başladı :) İlk önce tepsiye traş köpüğü ve birkaç damla gıda boyası damlattım.Paşam bu histen pek hoşlanmadı önce fotoğraftan da anlaşıldığı üzere.Bir süre spatulayla oynadı.


O böyle bir tepki verince benim de aklıma yabancı bir blogda gördüğüm mısır nişastası ekleme fikri geldi.Belli bir ölçüm yok azar azar ekledim.Ve sonuç ben bayıldım :) Paşama gelince önce temkinliydi sonra yavaş yavaş ısındı en sonunda da mutfağın bir bölümünü bu karışım kaplayınca haydi banyoya sinyalimiz çaldı :)


Tüm bunlar yaşanırken iç sesim:Deli misin kadın?Valiz hazırlaman lazım sen bir de ortalığı batır başka gün mü bulamadın? :)

11 Ekim 2013 Cuma

Paşam Kreşte

Kreş yazımızı ne zaman yazsam diye düşünüp duruyordum ta ki bugün paşam,ilk etkinliği olan bayram mesajını elime verene kadar.O an o kadar duygulandım ki gözlerim doldu..Tabi ki o yapmamıştı çoğunu ama emeği vardı ve oğlum artık bensiz de birşeyler yapıyordu.Hem üzücü hem sevindirici.Paşam sadece pamuk koparmış bazı yerlere de yapıştırıcı sürmüş gerisi Belkıs Öğretmenimizden hediye.Hemen aktarma kağıdıyla sarıp sarmaladım birşey olmasın diye çünkü ömür boyu saklanacak bu koyun!


Kreş hikayemiz ise bu pazartesi başladı.Hergün ortalama 2 saat gittik kreşe oyun grubu gibi.İlk günler hastalığın da etkisiyle içime bir türlü sinmeyen bir mahsunluk vardı oğlumda.Öğle yemeği saatinde de orada olmasına rağmen yemeğe tepki gösteriyordu.Ama onun dışında hiçbir huzursuzluğu yoktu.Öğretmeninin dediği kadarıyla da arkadaşlarıyla ve çevreyle çok uyumluymuş.Yemeğe tepki vermesi beni korkutmadı değil.sonuçta bütün çocuklar yemek yerken benimkinin yememesi doğasına aykırı belli ki bir tepkiydi.Ben de öğretmenin bu konuda bilgilendirmiştim aman sakın zorlamayın kendi haline bırakın istemiyorsa yemesin diye.Ki saolsunlar karşılıklı bilgi alışverişine çok açıklar.Neyse dün ben paşamla kreşe gitmeden konuştum oğlum bak orada yemeğini ye bugün yanımızda yemek yok aç kalırız diye.Ben zaten kreş sahibinin odasındayım bir haftadır kahveymiş el işiymiş takılıyorum.Zaten paşamın da anne talebi olmadı çok şükür.Dün ilk mutlu haber paşamın süt içmesiydi!Ben ısrarla soruyorum emin misiniz diye onlar da şaşırdı.Ben neler ettim bir yudum bile ağzına sürmedi çünkü bu çocuk.Hepsini içmemiş ama olsun bu da birşey.Onun üstüne yemek saatinde sevinçle geldi öğretmeni,Doruk bütün yemeği yedi ikinci tabağı istedi diye.İşte o an içim biraz olsun rahatladı.

Ama asıl rahatlamayı bugün yaşadım.Kreşin genel alanlarında kameralar var ama sınıflarda yok.Normalde biz izleyemiyoruz ama kreş sahibinin odasından izlenebiliyor.Bu sabah Doruk'u kreşe götürdüğümde ardına bile bakmadan koşarak sınıfına gitti.Bir süre sonra tren yaparak televizyon odasına geçtiler.Beni görmüyor tabi ben kameradan izliyorum.A benimki hemen moda girmiş tren oldu alana gelince iki koşturdu.Mutlu yani!Onun o mahsun halleri içimi acıtıyordu birşey ters mi gidiyor diye.Bugünlük içim rahat..Tatil dönüşü yarım gün başlayacağız artık duruma göre bir süre sonra da tam güne geçiş yapacağız.

Allah'ım sen bize yardım et!

Kartlar ve Nesneleri Eşleştirme

Sebze meyve kartlarını 2012-2013 annelerinin montesssori eğitimi uygulamaları grubundan  bulup kaydetmiştim.Pdf formatındaki bu dökümanı renkli çıktı alıp,kağıda zarar gelmemesi için de aktarma kağıdıyla kapladım.Evde olan sebze meyvelerden yaptım etkinliği.Zaten çoğu paşamın bildiği sebze meyvelerdi.İlk kez ise avakado,kabak ve sarımsakla tanışmış oldu.


Bunları odasına hazırladım ama yemekten sonra görmesini sağladım.Malum hepsini yemek isteyecekti ki birer diş attı atabildiklerine zaten.İlk gördüğünde çok heyecanlandı paşam.


 Hem kartı hem kendisini bulup tadına da baktık:)



5 Ekim 2013 Cumartesi

Renkler Şekiller Devam

Dün sabahtan dışarıda biraz gezdik,kreş görüşmemizi yaptık ve uyku saatinde eve döndük.Öğle arası için anne kendine rulokat ısmarlamıştı ve çöpü bile işe yaradı.Zaten manyak oldum çöp atarken elim titriyor ben bununla kesin birşey yaparım ki diye:)Neyse 3 bölmeli plastik kabı güzelce yıkadım.Daha önce şekil yutan renk kutusu için evadan hazırladığım üçgen,kare ve daire şeklinde 3 renk şekil vardı.Bunları ayrı bölümlere koyup paşamın önüne verdim.O tam olarak onları sınıflandıramasa da ben sürekli konuşarak oyun şeklinde bir aktiviteye çevirdim.Mesela maviyi verirmisin,yeşiller sende kalsın,üçgeni buraya koyalım gibi.En sonunda da Ecenaz Pamuk Şekerim'de gördüğüm ponpon yağdırma yerine bizde şekilleri yağdırdık havaya attık,içimize attık en son ağzımıza da atıyorduk ki anne topladı pılıyı pırtıyı:)


Tabi ben bunları kaldırınca sinirlendi hemen sabah aldığım stickerları devreye soktum.Oyun evimizi süslemek için almıştım bari paşam taksın dedim.Sonuç olarak tak çıkar durumundan evi süslemedik artık silikonla sabitlemem gerekecek onları.Bu vesileyle hayvanları tanıma çalışmaları da devam etti.


Stickerları da etrafa saçınca sabah Bim'den aldığımız müzik setimizi keşfetmeye koyulduk.Beraber müzik yaptık,dansettik paşamla.


E bir türlü akşamı edemedik tabi bisiklet sürdük,kitap okuduk vs vs...En son da baba gelene kadar girdik ardiyeye oğlumla.Kendime bir hobi köşesi yapmayı planlıyordum.Onun için uğraştık biraz birşeye benzedi tamamlanınca köşemi de sizinle paylaşırım inşallah.

3 Ekim 2013 Perşembe

Artık Bir Oyun Evimiz Var

Yemek takımımızın büfesi cam kapaklıydı.Taşınırken menteşesi kaybolduğu için kapağını takamadık.Hoş olsa da takamazdık paşam huzur vermezdi ona.Doruk da oyun yapıyordu içine girip çıkıp.Benim de hep aklımdaydı ona bir perde hazırlamak ama bir türlü fırsat bulamıyordum.Bugün sonunda evde kullanmadığım tüller aklıma geldi.

Büfenin iç yüzeyine ipleri bağlamak için çivi çaktım.Tüllerin tokasından ip geçirdim ve gerdirip çivilere bağladım.Ortasında hafif bombe yapınca onu da akşam babaya çaktırdık.

 

İçini de sticker ve desenli bantlarla süsledim.Kitaplar ve yastıklar koydum.Tavanı da balonlarla süsledim açılış şerefine:)


Paşam öğle uykusundan uyanınca gördü ve bu şekilde inceledi bir süre.


İçine de girdi biraz oynadı ama kuzum mahsundu zaten ateşi 38'i geçmişti o sırada.O yüzden fazla oynamadı ilaç ve komplekse geçtik hemen.


Nasılsa artık salonun ortasında oyun evimiz var daha çok oynarız.

Sonbahar Meyve Tabağı

Dün ilk kez Meraklı Minik dergisi aldım.Bizim için erken aslında +3 yaş için hazırlanıyor dergi ama benim hevesim için geç bile kalmış olabiliriz.Paşam belki anlamayabilir ama dergi o kadar güzelmiş ki paşamla beraber biz de çok şey öğreneceğiz gibi görünüyor.Ama içinde illaki ilgisini çeken birşeyler olur hiç olmazsa öykü kısmı.Artık yıllık abone olmayı düşünüyorum dergiye çünkü burada daha önce hiç denk gelmemiştim bulmak biraz sıkıntılı.Bu ayki konsept sonbaharmış,bununla ilgili birçok faaliyet önerisi,öykü,oyun bulmak mümkün.İşte bu tabağı da dergiden esinlenip hazırladım.


Dergideki tarife göre hurma ve cevizle bir hamur hazırlanıp gövde ve dallar yapılıyor.Ama ben sadece hurmayı kesip kullandım.Yapraklar kuru kayısıdan.Dergide zemin için şam fıstığı kullanmışlar yeşillik olsun diye ama biz de yoktu ben de kuru üzüm ve kabak çekirdeği karışımdan sonbahara yakışır bir toprak hazırladım.Paşam zaten kuru meyve delisi o yüzden bu tabağı da sevdi tabiki.Bir sakıncası var bu tabağın kesin ishal yapar çocuğu ki bakakaldım paşamın bacağından sızanlara:)

Ayıcıklı Kahvaltı Tabağı

Facebookta uzun süredir gördüğüm çeşit çeşit tabaklar içimi açıyordu ama paşam henüz anlamaz deyip öteliyordum sürekli.İki gündür hasta olan paşam yemek konusunda da mızırdanmaya başlayınca deneyeyim belki de güzel bir sonuç alırım dedim.Zaten hastalık hafif geçiyor olsa bile gece gündüz yeterince canımızı sıkıyor.Gece uykuları bölünüyor ateş içinde uyanıyor.Sabah desen uykusuzluğun da etkisiyle mızır mızır.Neyse Allaha'a şükür hafif atlatalım kurtulalım da bir an önce.


Tabağa gelince ne olduğunu anlatayım malum bakınca pek birşeye benzetemeyenler olabilir.Bunun benzeri tasarımı pintereste görmüş bayılmıştım ama kafasını pilavla yapmışlardı.Pilav ne ya sabah kahvaltısında?Ben kafayı kaşar peynirden yaptım.Battaniyemiz omletten,gözler zeytinden.Minik yıldızlar ekledim ekmekten.Kalp şeklinde salatalıklarımız var bir de.Kalp şeklinin nasıl verildiğini bir fotoğrafla göstermek istiyorum.Bu fotoğrafı gördüğümden beri sürekli kullanıyorum ilk kez salatalıkta denedim.Fotoğraf netten alıntıdır.


Gelelim fasulyenin faydalarına...
Tabak işe yaradı mı?Hayır..
İlgisini çekti tabağı inceledi mi?Evet
Çocuk tabağı silip süpürdü mü?Evet ama yere
Ama annenin azmine balta vurur mu?Tabiki hayır.Sadece süreyi biraz daha öteleyebilir.

1 Ekim 2013 Salı

Kartondan Çakçak

Dün paşam mutfakta sıvıyağ pompasıyla etrafa vururken birden aklıma çakçak yapmak geldi.Zaten oyun parklarında bu tarz oyuncakları çok seviyordu,ilgisini çeker diye düşündüm.Kaba motor becerilerini geliştirecek bir oyuncak.Ayrıca renkleri ve büyük-küçük kavramını da pekiştirdik.



Kartondan bir kutunun her yüzünü farklı renk elişi kağıdıyla kapladım.Üç tane farklı büyüklükte delik açtım maket bıçağıyla.Dikkat edilecek şey deliklerin,topların çapından biraz küçük olması.Deliklerin çevresini de bantla kapladım yırtılmasın diye.Ve kutumuz hazır.Çekiç olarak da sıvıyağ pompası kulladık hem yaylı hem de şekli çekiç gibi zaten.Ayrıca uzun süredir raf bekleyen bir eşya işe yaradı sonunda.


Paşamla bütün gün ara ara oynadık.Toplardan birinin ışıklı olması da avantajlı oldu.Bu videoda da paşam hırsla toplara vururken görüntülendi:)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...