19 ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2013 Pazar

Oyun Hamuru Tarifimizi Bulduk

Evet sonunda doğru tarifi buldum.Bu kadar uğraşma nedenim ise oyun hamurunun parmak kaslarını çok güçlendirmesi ve hayal gücünü zenginleştirmesi.Artık ağzına pek götürmese de yeme ihtimaline karşı hazır tercih etmiyorum.Daha önce denediğim ve çöpe giden iki denememden sonra bu tarif iyi geldi.Tarifi Çocuğumla Evdeyim sayfasından aldım.Ölçü olarak büyük boy çay bardağı kullandım ve bayağı hamur çıktı.Mavi ve kırmızı gıda boyam vardı sadece.Paşamın ilgisini çeksin diye ara renkler de oluşturdum.


Tarifi
2 ölçü un
1 ölçü tuz
1 ölçü sıvıyağ-su karışımı ( 1/3 ölçü bebek yağı,2/3 ölçü su kullandım )
Parmak boyası ( Ben gıda boyası kullandım )


Son oyun hamuru maceramızdan sonra mama sandalyesinde oynasın istedim.Bir süre oynadı hatta merdane kullanmayı öğrendi ama birşey eksikti sanki.Sandalyede sıkıldı,hamurları atmaya başladı.Paşamın derdi belliydi yere geçtik.Ben de ona katılınca çok zevk aldı ve bir süre oynayabildik.


NOT : Buzdolabında bekletmiştim uzun ömürlü olsun diye ancak ikinci kullanımda cıvımış.Ben de kontrol etmeden vermiştim paşama vıcık vıcık olduk.Tavsiyem kontrol edip duruma göre tekrar unla yoğurmanız.

23 Ağustos 2013 Cuma

Köpekler Bale Yapmaz Paşam Yapar

Aslında kitaplarımızla ilgili genel bir yazı yazmak istiyordum.Ama paşam bu kitaba çok ilgi gösterince dayanamadım.Bugün internetten aldığımız iki kitabımız geldi;Köpekler Bale Yapmaz ve Küçük Vakvak Uyku Zamanı.Her ikisi de büyük resimli sayfalarıyla dikkat çekebilecek kitaplar.Ben özellikle Köpekler Bale Yapmaz ile paşamın fazla ilgilenmeyeceğini düşünmüştüm ama o çok daha fazla ilgisini çekti.



Gün içinde kitaplarımız hep salondaydı.İkisini de okuduk.Ben birini okurken paşam da diğerini eline alıp beni taklit etti.Ördek mi köpek mi?Tabi ki köpek :) Hav hav diye tutturdu sürekli.Daha şimdiden birşey öğrendik bile;bale.

Paşama klasik bale hareketini gösterdim nasıl hoşuna gitti ağzı açık beni izliyor.Gel dememi bekliyormuş meğer attı kendini sahneye :) Ben de mest oldum onu izlerken.


Gün içinde bol bol bale yaptık.Darısı Küçük Vakvak kitabımızla uyuyacağımız günlere...

18 Ağustos 2013 Pazar

Evdeki Eşyalarla Oynanabilecek Oyunlar

Masanın altı çocuklar için en güzel yerlerden biridir.Orayı daha da çekici hale getirmek için iki çarşaf alıp bir iple yada benim yaptığım gibi yatak fırfırıyla sabitleyebilir,bir çadıra sahip olabilirsiniz.Aslında dikecektim ama dikiş deyince kaçanlardan olduğum için öyle kaldı o proje :)


Park yatak da bizim en çok oyun aracı olarak kullandıklarımızdan.Yandaki fermuarı açıp içine girip çıkıp,içine birşeyler atıp oyun oynuyoruz.Bazen de ters çevirip güzel bir çadıra daha sahip oluyoruz.Cee oynamaktan yada benim içeri girmemden çok keyif alıyor paşam.


Bu oyunu da Iraz'ın Rengarenk Dünyası'nda sevimli Iraz'ın videosundan esinlenip hazırladım.Bizimki biraz da basamak inip çıkmak üzerine kurulu oldu.Zaten Doruk'un bu konuda gelişmeye ihtiyacı var.Ve en az 1 saat çok keyifli vakit geçirdik.




Bunu da yabancı bir blogda görmüştüm külotlu çoraplarla hazırlıyorsunuz.Tabi rengarenk çoraplarla hazırlanabilirse daha ilgi çekici olur.Ama bizimki de kriz çözmeye yetti.Sandalyeleri yan yana dizip aralardan çorapları sarkıtıyorsunuz.Böylece sandalyelerin altında ilgi çekici bir yol oluyor.Paşam çoraplarla geçitten daha çok ilgilendi ama olsun önemli olan ilgisini çekmekti.


Son olarak da bu sabah kriz yönetim merkezi tarafından üretilen yastıklardan kamyon rampamız.Bugünü kurtardı diyebiliriz.Sabah rahat 1 saat oynadı.Gün içinde de gidip gelip araba,kamyon,top ve tabi kendini kaydırdı :)


Evde en çok eğlendiklerimizden biri de yatakta zıplamak ama artık Doruk çılgın gibi hareket ettiğinden pek müsade etmiyorum.Paşamın sevdiği ama benim hiç sevmediğim oyunu da sandalye,masa,konsol tepelerine çıkmak :)

17 Ağustos 2013 Cumartesi

İpten Ne Bulursak Onu Geçirmece

Kağıt havlu yada tuvalet kağıdı rulolarını kesip geniş bir kurdeladan geçirmesi için paşama verdim.Bunu yabancı bir blogda görmüştüm ama maalesef linkini bir türlü bulamadım.O blogda ruloları önce boyayıp sonra kesmişlerdi bu alternatif de aklınızda bulunsun.


Harfleri de marketten 5tl 'ye aldım :) Aslında oyun hamuru kalıbı diye satılıyordu ama ben kurabiye için de  deneyeceğim.Malum kurabiye kalıpları pahalı.Doruk'un harflere çok zamanı var o zamana kadar da böyle değişik faaliyetlerde değerlendireceğiz artık.


Sıkıya gelemeyen Doruk Efendi bunları da farklı amaçlarla kullandı.Bu arada montessori eğitmeni bir takipçimin yaptığı bir yorumla montessoriyel ilgili birşey öğrenmiş oldum.Bir örtü üzerinde çalışma yapılıp çocuğun sınırlı bir alanda özgür olabileceğinin altı çizilmeliymiş.Bu yüzden artık önce bir örtü serip dışarı birşey çıkarmak istediğinde de uyarıyorum burada oynuyoruz diye.Tekrar teşekkür ederim gulşenz :)


Örtümüz salonda duruyor gün içinde en az bir kere açıyoruz azimliyim birgün geçirecek iplerden.Şimdilik oynuyor onlarla.Bir de çok sevdiğimiz cevizlerimizi de ekledik oyuna aktarma yapıyoruz onlarla da.

Balkonda Tatil : Kum ve Havuz

Şişme havuzu yeni aldık ve çok işimize yaradı.Bebek küvetinde de oyun oynatıyordum ama havuz daha eğlenceliymiş.


Hortumumuz olmadığında bunu doldurmak işkenceydi.Bir de hemen boşaltmadığım için gün içinde paşam sürekli tutturdu gireceğim diye.Hata bende oldu gözönündeki balkona koydum.Öyle böyle 3 gün takıldık havuzda.

Dün sabah yaşasın montessori diyerek başladık güne.Beraber temizlik yaptık paşamla.Verdim onun eline toz bezi evin tozlarını aldık,mutfağı süpürdük sırayla,yatağı topladık beraber,en son da paşamın odasını toparladık.Bu arada yatağı hergün beraber topluyoruz.Balığımıza hergün beraber yem veriyoruz.Ben unutsam bile Doruk ba ba mama diye tutup elimden balığa götürüyor :)

Ev toplandıktan sonra geldi oyun zamanı.Suyu boşaltınca sıra kumla oynamaya geldi.Dün Arsuz gezimizden yanımda getirdiğim kumu havuza boşalttım.Burası çok rüzgarlı olduğu için üzerine de su döktüm.Ve oohhh bir nefes aldım paşam kendi kendine oynadı uzunca bir süre bende balkonda çay keyfi yaptım.


Paşam ben ona hiç müdahele etmeden aktarma çalışmaları yaptı.Kumu şişeye,kaptan kaba boşalttı.Duyusal havuz da oluşturmuş olduk;kum doğal kum olduğundan taşlar da vardı içinde onları bulunca maden bulmuş gibi sevindi.E tabi sonunda ikimizde kuma bulandık.Ama önceden önlemimi aldığım için bir kova suyum hazırdı.Kumlardan arınıp doğru banyoya.


16 Ağustos 2013 Cuma

Arsuz Gezimiz

Arsuz İskenderun'da şirin bir belde.Biz de Hatay'a yolumuz düşünce öğrendik tabi daha önceden duymamıştım.Bayramda kalsak mı diye biraz araştırma yaptık netten ama fiyatlar biraz pahalı geldi.Biz de akışına bıraktık günübirlik gider,yer bulursak da kalırız diye.Bayramın 2.günü sabah kahvaltı yapmadan düştük yollara.Kahvaltıyı yolda yaptık.Doruk daha yeni uyanmış olmasına rağmen arabaya binince uyudu kaldı.E yollar çok dönemeçli dayanamadı tabi.Arsuz'a vardığımızda saat 11'i bulmuştu.Öncelikle bir iki yer sorduk kalacak ama yer yoktu hiçbiryerde.Biz de halk plajını bulduk ama pek hoşumuza gitmediği için arayışa devam ettik.Arsuz'un bir güzelliği otel yada sosyal tesislerin günübirlik ziyaretçi kabul etmesi.Biz de Palm Beach Otel'e giriş yaptık.Aslında imkanlarına göre giriş pahalı sayılmaz;deniz,havuz,şezlong,duş,wc,soyunma kabini yani herşey var.

Otele girer girmez havuzu gören paşa çıldırdı.Zar zor giydirip krem sürebildik.Kendime krem süremeden daldık öğle sıcağında havuza.Günün sonunda ben ıstakoza döndüm orası ayrı.


Doruk herhalde 100 kere havuza atladı.Eşimle pert düştük artık onun peşinden.Bir süre havuzda ablalarıyla oynadı da rahatladık.Kuzuyu zor çıkarttık havuzdan ama oturduğumuz yerde bizi şirin mi şirin 16 aylık Nehir bekliyordubizi.Biz bayıldık ona tabi Doruk da :) Birbirlerine salatalık yedirdiler,kitap okudular,oyun oynadılar.


Öğle yemeğimizi yakınlarda bir köyde yedik.Hatay'ın meşhur tepsi kebabı ki normalde pek sevmemiştim ama burada bayıldım.Köy ortamı Doruk'u da çok memnun etti.İnekler,koyunlar,tavuklar...
En sonunda Doruk pert düşer ve uyur.


Doruk uyanınca da denize girdik.Daha doğrusu pek giremedik çünkü Doruk kumda oynamaya bayıldı ve bırakmadı.Hatta annesi bir poşet kum aldı evde oynasın diye.Deniz akşamüstü kirlenmesine rağmen hiç rahatsız etmedi.Antalya'nın çakıllarından sonra kum çok iyi geldi doğrusu.


Akşam otelden ayrılınca bir tur attık merkezde.Çarşının ortasında dere akıp denize dökülüyor.Derenin kenarında çok güzel mekanlar var.Çarşısı akşamları çok hareketli.Yürümekte zorlandık doğrusu.



Eve doğru yola koyulurken aklım orada kalmadı değil.Keşke kalsaydık dedim ama bize yakın mesefade böyle bir yer olması da büyük avantaj.

15 Ağustos 2013 Perşembe

Örümcek Ağı

Bu eğlenceli aktiviteyi yabancı bloglardan görüp kaydetmiştim ama topla oynama fikrini geçen gün Çocuğumla Evdeyim'de gördüm.Kağıtlarla doruk oynayamaz diye beklemedeydi bu fikir ama topla oynayabilir diye düşündüm.Paşam uyurken bantları kapıya yapıştırıp hazırladım.Uyanınca bantları inceledi boyunun ulaşamayacağı yere yapıştırdım zaten hemen sökmesin diye.Ben topları atıp nasıl yapıldığını gösterdim.Ancak bırak paşamı ben bile zor yapıştırabiliyordum topları.O yüzden biraz değişikliğe gidip onu kucağıma aldım öyle yapıştırdık topları.


Baktım kucakta bana yazık oldu aşağı da bant yapıştırdım.Paşam kendi başına takıldı bu şekilde topları söküp yapıştırarak.Fonda ki havuz da teselli havuzu oldu.Banda atamadıklarımızı üzülmeyelim diye havuza attık :)


Ara ara atıp bir süremizi mutfakta geçirdik bu oyun sayesinde çok da eğlendi paşam.

13 Ağustos 2013 Salı

Hatay Harbiye Şelaleleri Gezimiz

Bayramda ne yazıkki memlekete gidemedik.Hatay'da bir başına kaldı çekirdek ailemiz.Biz de Hatay'ı keşfetmek için düştük yollara.Arkadaşlarımız Harbiye'yi önermişti biz de ilk gün oraya gidelim dedik.Öncelikle Harbiye'den bayram mesajıyla sizlerin de geçmiş bayramını kutlarım.


Arabayla gidecekseniz otopark mevcut hemen yol başında ama azcık yürüyeyim derseniz her yer park yeri zaten.Vadiye girmeden bu görüntüyle karşılaşıyorsunuz gerçekten etkileyici.

 
Bebeklilere birkaç uyarıyla başlayayım yazıya.Yollar çok kötü bebek arabasıyla gidilebiliyor ama kan ter içinde kalıp yorgun düşüyorsunuz bizim gibi.O yüzden küçük bebekler için sling tercih edilebilir.Daha büyüklerse mümkünse yürütülebilir.Ama yürüyünce de pek rahat durmuyorlar çünkü etrafta çok fazla gidilecek yer var.Şelalere inene kadar yol boyu birçok hediyelik eşya standı var.


Yol boyu her yerden su akıyor.



Çok sayıda kafe,restorant var ve çoğunda suların içinde oturma şansınız var.Fiyatlar da çok uygun ayrıca.

 


Biz de burada suların içinde oturduk.


Biz de paşamla attık kendimizi sulara.Tabi onu sudan çıkartmak çok da kolay olmadı.Aklınızda olsun mutlaka yedek kıyafet ve ayakkabı olsun yanınızda.


Paşam için çok keyifli bir gündü.Park da vardı.Üstüne yavru kedileri de sevdi.


Büyük şelalenin yakınına inilmiyormuş yol yokmuş.Sadece yukarıdan görülebiliyor.


Şelalelerden son manzara da bir kafeden geliyor.



5 Ağustos 2013 Pazartesi

Şekil Yutan Renk Kutusu

Aktivitede benim gördüğüm şekilleri yutan renkleri öğreten aktivite kutusu,paşamın gördüğü ise herşeyi yutan kara kutu :)

Islak mendil kapakları biriktirilmeli heryerde lazım olabilir.Küçük ebatlarda bir kutuyu maket bıçağıyla kapakları yerleştirecek büyüklükte kestim.Mukavva yerine çekici olur diye kapladım.Her kapağa farklı renklerde eva karton kestim.Karton da kullanılabilir ama ben evde eva olduğu için eva kullandım.Sonra kutuya yapıştırdım.Silikon makinam bozulduğu için yapıştırıcı kullandım ama alınca silikonla yapıcam çünkü Doruk kısa bir süre içinde evaları söktü.Evadan minik şekiller de kestim farklı renklerde.İlk etapta içine atmak için evdeki sarı,kırmızı,mavi ve yeşil birkaç minik nesneyi de topladım.


Kutunun dört tarafına dört farklı renkte kapak yaptım.Ama kapak sayısı renkleri öğrendikçe arttırılabilir.


Doruk kutuyu görünce çıldırdı hemen koparmak istedi tabi sakinleştirip bir süre yönlendirdim.Hadi sarı kapağa atalım,a o mavi sarı kapak yemez onu falan dedim.


Bir süre bu şekilde oynadık ama o bulduğu herşeyi içine atmak için yanıp tutuşuyordu.Bir de evaları sökmeye uğraşıp duruyordu.Benim hatam ne yazıkki onları silikonla yapıştırmalıydım.Ben de en sonunda kutuyu ve Doruk'u hür bıraktım.Bayağı bir süre takıldılar beraber.Kutu sağlam hala sadece evaları söktü :)



Balondan Davul Yapımı - Sticker Yapıştırma ve Sökme

Balondan davul yapımın facebookta üyesi olduğum,Çocuklar İçin Aktiviteler  grubunda görmüştüm,teşekkür ederim paylaşımı için.Bu oyuncağı Özlemcan 8,5 aylık bebeği için yapmıştı ama bu da yaşsız aktivitelerden bence.Yapmayı düşünmemiştim aslında Doruk hemen parçalar diye ama öğlen balon patlayınca hadi yapalım dedim.Hazır tutmamış oyun hamurum da vardı dolapta bekleyen.

Plastik bir kavonoz alıp ağzına balonu iyice gerdirip etrafını koli bandıyla sardım.Tokmak için oyun hamurundan top yapıp balona gerdirdim.Onu da bir sopaya bantla sabitledim.Kavonuzun içine de boncuklar attım ki daha hoş bir ses çıkıyor.Ancak boncuk yada balon her ne kullanırsanız kullanın sakın çocuğu yanlız bırakmayın çünkü balon çok çabuk yırtılabilir.


Zaten paşam öğle uykusunda da mutsuz uyanmıştı belki mutlu olur diye düşündüm.İyiki yapmışım.Paşam çok mutlu oldu görünce.Daha yaparken heyecanlanmaya başladı.Ama herşey gibi bu da elimize alınca kısa sürüyor hevesimiz.Tokmağı çok inceledi en sonunda da patlattı tabi.Ben de onu bantla sarmalayıp top yaptım.


Davuldan biraz sıkılınca stickerları çıkardım.Ne zamandır aklımdaydı bunlarla çalışmak davul vesile oldu.Önce çıkarıp eline verdim yapıştırsın diye sonra o kendi kendine söktü yapıştırdı.


Korktuğum da başıma geldi doğrusu daha yapalı yarım saat olmamıştı ki balonu yırttık.Daha doğrusu ben yırttım :) Bizim için de zevkli bir oyun.


En sonunda elimizde bir duyusal kavanoz ve oyun hamurundan bir top kaldı.



2 Ağustos 2013 Cuma

Eşya Bulmaca-Sürpriz Sepet

Sabah paşama kitabından o nerede bu nerede diye sorup duruyordum.Ama inatla hiçbirşey göstermiyor.Güneş gözlüğünü göster diyorum gözlerini gösteriyor.Çorabı bulalım diyorum ayağını gösteriyor.Ben de dedim kitapla bir sorunu var herhalde.Hemen kitaptaki nesnelere benzer nesneleri sepetin içine toplamaya başladım.Eşya bulmacaydı oyunumuz ama sürpriz kutuya dönüştü.


Sepetten bulalım diyecektim ki sepeti devirdik salonun ortasına.Oradaki her nesneyi bilmesine rağmen göstermiyor.Sadece at ve topu verdi bana o kadar.Bardağı istedim mutfağa koştu su getirecekmiş.Yani herşeyi biliyor ama söylemiyor kendi eline nesne seçip onunla ilgili konuşmak hoşuna gitti.Artık öyle yaptık oyunumuzu.Napalım özgür ruh karşısında boynumuz kıldan ince :)


Tişört ve şortun bunların içinde ne işi var der gibi aldı onları çamaşır sepetine koydu.Sorunca söylemez ama sepete konacağını bile bilir.En sonunda da sepeti kafaya geçirir :)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...