kreş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kreş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2014 Perşembe

2 Yaş Partimiz

Oğluma : ''Ne çabuk geçiyor vakit...Sanki daha dündü seninle kavuşmamız.Oğlum,sebebi varlığım iyi ki doğmuşsun,iyi ki doğurmuşum seni...Konu sevgini anlatmaksa tıkanır kelimelerim ama sen büyüyüp bunları okuduğunda zaten anneni tanımış olacaksın,içimi sızlatan biriciğim olduğunu bileceksin...''

Aslında oğluşum 25 Ocak doğumlu ama kreşte kutlayacağımız için pazartesi yaptık doğumgünü partimizi.Evde yapmayınca iş yükü azalıyormuş aslında ama herşeyi evde yapayım diye kasınca gene yorucu oldu hazırlık safhamız.


Doruk ve arkadaşlarını başka sınıfa aldılar biz de o sırada hızlıca hazırladık herşeyi.İçeri girdiklerinde de şaşkın şaşkın bakıp masaya taarruza geçtiler ki imdada öğretmenimiz yetişti.En azından pastamızı üfleyelim dedik.Allah'tan Paşam herşeye saldırmadı ilk etapta sadece pastanın balonlarını söktü.Artık kendi mumumuzu üfleyebildiğimiz için de birçok kez mum yakıp üfledik :)


E artık kocaman bir ergen olduğumuza göre pastamızı da beraber kesebiliriz.Yanlız bizimki hala şaşkındı şoku atamadı üzerinden :)


Taşıtlar konseptiyle ilgili banner ve kürdan süslerini çıktısını almak için parti süsleri yazıma gözatabilirsiniz.

Sizi soframızla başbaşa bırakayım...


Bu sefer menüyü fazla kabarık tutmadım çünkü çocuklar fazla birşey yiyemiyorlar.Sadece pasta,kurabiye,kek,poğaça ve sarma vardı.Poğaçayı da herhangi bir tarifle hazırlayabilirsiniz.Sadece araba şekli verdim.Teker,cam ve farları üzerine ayrıca ekledim pişirmeden.Tekerler için çörekotu,far için kaşar peyniri ve stop lambalarına da kırmızı biber kullandım.
Dev 2'nin yapımına da buradan bakabilirsiniz.

 
 Pastayı da kendim hazırladım.Onun yapım aşamalarını da başka bir yazıda paylaşacağım.Cupcake kılıflarını hazır satın almıştım.Kürdan süslerini kendimiz yaptık.Tarifi için de cupcake yapımı yazıma bakabilirsiniz.Bardakları da peçete dekupajı ile süslemiştim.Çocuklara dağıtmak için de evadan minik arabalar hazırladım ve çocukların en çok sevdiği şeylerden oldu.


Şeker hamurlu kurabiyeleri onlar yesin diye yapmamıştım,yanlarına veririz diye düşünmüştüm ama masayı toplamakta geç kalınca ellerinden kurtaramadık :) Biri kapıp yemeye başlayınca hepsi istedi.Şeker hamurlu kurabiye tarifi için de bu yazıma bakabilirsiniz.


Baloncu amca da şansımıza geldi.Bizimkiyle aynı anda bir parti daha vardı kreşte.Bize de müessese ikramı yapıp birkaç dakika uğradı :)


Bu da Paşamın öğretmenlerinin el emeği hediyesi.Son gün haberleri olduğundan çok uğraşmışlar saolsunlar.Hoş Paşam fazla yüz vermedi orada çünkü o gün hayli hırçındı.Arkadaşlarıyla hiçbirşey paylaşmak istemedi menim menim diye çekti herşeyi.Sanırım bizim kreşte olmamız hiç iyi gelmedi bizim oğlana.

Kreşte doğumgünü yapınca da insan fazla birşey anlamıyormuş doğrusu.Sanki geçen yıl daha iyi geçmişti :) Ama bir kez de buradan kreşimize teşekkür etmek istiyorum çünkü çok uğraştılar ilgilendiler bizimle :)

1 yaş partimize de bakmak isterseniz buraya buyrun :)

6 Aralık 2013 Cuma

Kreş Seçimi ve Kreşe Alışma Süreci

Bu yazıyı yazmak ne zamandır aklımda ama bir türlü kafayı toplayıp yazmaya fırsat bulamadım.Malumunuz Paşamın kreş macerası 2-3 aydır gündemimizde olan bir konu.Şu an artık tam gün sorunsuz kreşe devam ediyor.Ben kreş arayışı ve adaptasyon sürecinde bu konuda deneyimli annelerin yazılarına çok ihtiyaç duymuş ancak fazla kaynağa ulaşamamıştım.Çünkü bu süreçte insanın içini rahatlatacak bir söze bile öyle çok ihtiyacı oluyor ki...

Öncelikle kreş seçimiyle ilgili deneyimlerimi paylaşmak isterim.İlk kreş görüşmesine gidene dek kafamda süslü püslü hayallerim vardı.Yok montessori,gems,waldolf;yok organik mutfak,şekersiz gıda,yok efendim 3 çocuğa bir bakıcı vs vs.Hatta görüşme yapmayı planladığım 10'a yakın kreş varken dedim kafam karışır ben de bir şablon hazırlayayım kağıt üzerinde notlar alayım.Yaklaşık 3.görüşmeden sonra bir yerlerimle güler buldum kendimi kendi hallerime!İlk görüşmem sanki kreşle değil de kendime iş arıyormuşum gibi bir soğuklukta geçti ve denenme sürecine giremeden elendi.2. ve 3. görüşmem daha olumlu geçmiş ve bu kreşleri denemeye karar vermiştim.Normalde deneme sürecini her kreş benimsemiyormuş ama bizim burada her kreş bunu kabul ediyor yada kendi teklif ediyor.İlk kreşe bir hafta boyunca oyun saatlerinde gidecektik.Denemeler yaz dönemine geldiğinden ve burada saçma bir şekilde yazın bütün grupları birleştirdiklerinden,her yaş grubundan çocuk vardı aynı sınıfta.İlk gün bismillah bizimki çokokremle tanışmış benim haberim bile yok tabi,bir de üstüne düşmüş kaşını çarpmış ve morarmış.Olur dedik öyle kazalar 2.gün tekrar geldik ki bu sefer çocuğumdan akan kanları görmem mi?Bu sefer de masaya çarpmış ve dudağı patlamış.Hadi bu da olabilir desem de içim kaldırmadı tabi.Hadi kaza oldu o sırada kreşte bir yetkili bile yok;ben olmasam çocuğu hastaneye bile götürmeyecekler.Her ne kadar oradaki öğretmen 3.bir şans istese de sen olsan verir miydin deyip o kreşten de vazgeçtik.

Zaten birçok kreşten bu grupların birleşik olması yüzünden vazgeçtim.Sonuçta 1,5-2 yaşındaki bir çocukla 5 yaşındaki bir çocuğu aynı anda nasıl zaptedebilecekler?

Tek bir kreşte yemek hususunda biraz hassasiyet görsem de orada da öğretmenlerin ilgisiz tavırları beni soğutmuştu.Bu arada Hatay'da kreş menüsü Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü tarafından hazırlanıyor ve her kreşin buna uyması zorunlu.Benim başlarda bilmediğim daha sonra öğrendiğim şey işe 0-2 yaş grubunda bu menünün zorunlu olmayışıydı.Ama maalesef fiyat politikaları yüzünden o gruba da aynı menü uygulanıyor.Aslında sadece fiyat diyecemeyeceğim ama müthiş bir bilinçsizlik mi vurdumduymazlık mı adını siz koyun artık yemek listesine hiç önem verilmiyor.Çocuğum çokokrem,paketli gıda,hazır meyve suları,şeker,kızartma,hatta şarküteri ( ki hala vermedik tek koruyabildiğimiz bu ) ile kreşte tanıştı!

Neyse sürece geri döneyim.Diğer kreş denememiz ilk gün oracıkta bitti.Allı pullu sözlerle ne vaatler veren kreş sabah oyun saatinde başlarında sadece 1 öğretmenle dış bahçeye çıkarıldı.Ve bu kreşin dış kapısı sadece süs mahiyetinde direk ana caddeye açılıyor.Böyle bir ortamda yaklaşık 10 dakika çocukların başında kimse yoktu beni saymazsan.Neyse dedim biraz daha gözlemleyeyim ve durdukça basiretim iyice bağlandı.Yeni başlayan çocuklar ağlaşıp duruyor,içeri girip çıkanlar Allah vere,üstüne tam 1 saati geçkindir ağlayan çocuğun annesiyle görüşen öğretmen sorun yok biraz ağladı geçti diyordu.Orada bırakın o kreşten vazgeçmeyi bir süre kreş işinden vazgeçtim ve bu görüşme ara ara ağlama nöbetlerine yol açtı bende.

Kısa bir ara verip tekrar düştük yollara.Bu sefer biraz daha küçük bir kreş buldum.Müdüresi ve oradaki bakıcı kadın çok ilgili ve her hallerinden çocukların onları,onların da çocukları çok sevdikleri belliydi.Orada da saat konusunda problem yaşadık.Biz Paşayı 6'da alabilecekken onlar bekleyemiyordu o saate ve böylece deneme sürecine de giremedik.

Bu süreçte en büyük faydayı anlaşılacağı üzere deneme süreçlerinden gördüm.İmkan varsa bu seçenek muhakkak kullanılmalı.

Şimdi başladığımız kreşin de çok tesadüf bir şekilde yolda tabelasını gördüm.Zaten beni önce sahibesi çekti.Kreş krikerlerim bir bir azalmıştı artık tek beklentim çocuğumu sevip onunla ilgilenebilecek bir yuvaydı.Kreş görüşmelerinden kazandığım en büyük deneyim şu oldu:Kreşin başında kreşe hakim bir sahibi yada müdürü olmasıydı.Çünkü kuralları belli olan bir yerde fazla esneme olmuyordu,beklentileriniz olağan sınırlarda karşılanabiliyordu.Zaten sahibi belli bir disiplinde çalışınca öğretmenlerini de o titizlikle seçiyordu.Özellikle kreşin en anaç öğretmeni 0-2 yaş grubunda ve daha çok cici annelik yapıyordu çocuklara.Tek anlaşamadığımız konu yemek konusu oldu ki bu durum diğer velilerin de desteğiyle çözülebilecek bir sorunken bizim kadar kimse rahatsız değil :(



Kreşe alışma süresini çok uzun bir zaman yaydık ve o kadar isabetli bir karar vermişiz ki bunu şimdi daha net görebiliyorum.Bir çocuğu pat diye hiç tanımadığı bir ortama bütün gün bırakmak çok zorlayıcı ve çocuğu da soğutabilecek bir tavır.Onun yerine oyun grubu gibi başlayıp yavaş yavaş süreyi arttırmak çocuk tarafından da kabul edilebilir bir tavır halini alıyor.Biz neredeyse 2 hafta günde ortalama 2 saat gittik.Sadece oyun oynuyor yemek saatinde yemek teklif ediliyor ama bizimki reddediyordu.Doruk bilmese de ben orada onu bekliyordum hem anında müdahale edebilmek hem de kreşi değerlendirebilmek için.Bu süreç çok işimize yaradı çünkü kreşi içime sindirebilmişti.Yaklaşık 2 hafta sadece sabahları yarım güne başlattık.İlk hafta biraz sıkıntılı ve mutsuzdu kreşte ama 4.gününde ilk yemeğini yemiş ve 5.gününde gülümsemeye başlamıştı.Yani doğru yollaydık alışıyordu.Bu süreden sonra öğretmenimizin de olur vermesiyle tam güne geçmeye karar verdik.Paşam sallanarak uyumasına karşın daha ilk gününde kendi kendine uyumaya başlamıştı.Sıkıntı olmamasına rağmen akşamı beklemeden bir hafta boyunca saat 4 gibi aldım çıkışları.En sonunda da normal çıkış saatimize kadar çektik ve sorun yaşamadığımızı gördüğümüzde ben işe başladım.

Bizim için bu süreçte en önemli şey zamanı doğru kullanmak ve bol bol telkin oldu.Sürekli Doruk ile bu süreci konuştuk,onun bize anlatmasını sağladık (Tabiki kendi dilinde biz pek anlamadık :) )

Tam güne geçince biraz huysuzluk illa ki oluyor ama bunun size karşı mı kreşe karşı mı olduğu çok önemli bence.Paşam kreşte mutlu ama bize karşı huysuz.Bu da doğru yolda olduğumuzun işaretlerinden.Yavaş yavaş bize karşı huysuzluğu da azalıyor.

Ama ne olursa olsun bir bebeğin yanı annesinin sıcak kucağı!İmkan varsa minimum 3 yaşında kreşe başlamalı çocuk.Ama 2 yaşından sonra da artık sadece bizimle sıkıldıkları bir gerçek.Bu durumlarda da oyun grupları kurtarıcı.İlla paralı bir grup oluşturmak şart değil bir kaç arkadaşınızla buluşup bu ortamı evde bile sağlayabilirsiniz.

Herşeye rağmen kreş seçiminde en önemlisi kendi iç sesiniz...O size doğru yolu gösterecektir.


10 Kasım 2013 Pazar

Paşam Atamızı Anma Töreninde

Kreşte töreni cuma gününden yaptılar ama ben bugün paylaşmak istedim.

Paşamın minikler sınıfında,minik elleriyle bir etkinlik yapmışlar ve bunu da günün anlam ve önemine uygun Atatürk fotoğrafları ve bayrağımızla süslemişler.Orada parmak boyasını sadece parmaklarıyla kullanıp hiçbir yere bulaştırmaması sizce de şaşırtıcı değil mi?


Kreşte çok güzel bir stand hazırlamışlar.Paşam o minicik elleriyle temsili mozaleye çiçek bırakırken:


Son olarak da saat dokuzu beş geçe bahçeye çıkıp saygı duruşunda durup İstiklal Marşımızı dinlemişler.


Belki minicik çocuklar törenden ne anlayacak diye düşünülebilir ama dün paşam Atatürk heykeli gördüğünde tepki verdi.Sanırım artık Atatürk'ü tanıyor.

Kreş yönetimine bu özverili tören için teşekkürü bir borç bilirim :)

4 Kasım 2013 Pazartesi

Çelişkiler,çelişkiler...

Güneşe döndüm yüzümü...İçimde bir boşlukla...Normalde bana keyif veren balkon sefam bugün buruk.Bugünlerde duygusalım ve bir süre böyle devam edecek gibi.Kahvaltımı gene yanlız yaptım.Oğlum da yanlız sanki yada ben içimde öyle büyütüyorum hasretimi.Ah be oğlan sabah seni bırakırken keyifle gitseydin keşke öğretmeninin kucağına.Beni böyle çaresiz,anlamsız bırakmasaydın kreş kapılarında.Beni bırakmak istemedi,aldılar yavrumu bağrımdan.Almasalardı,vermeseydim keşke.Ya zorunluluklar!Bırakmasaydım iyiydi ama ya sonra nereye kadar?Bugün olmazsa yarın.Ama yarın olsaydı da bugün olmasaydı.gözüm yaşlı,salya sümük kalmasaydım kapılarda.Biliyorum gerçeği içeri girince daldı oyuna ama ya mutlu mu gerçekten?İçimi bu soru yakıp kavuruyor.Zorundalıkları çok mu erken farketmek zorundaydı?Çelişkiler,çelişkiler...

Evet bugün bırakmayabilirim,işimi bırakabilirim.Ya sonra?E bizim tek derdimiz onlara iyi bir gelecek sunmak değil mi?Çalışmazsam ne kadar sağlam olabilir geleceği?Ama ya öyle değilse bugün yanında olmam yarın ona maddi imkan sağlamamdan çok daha önemliyse.Ya öyle ya böyle.Bu boşlukta kaybolmak istemiyorum.Aslında iyiydik sorun da yoktu ama keşke ağlamasaydın be oğlan!

Ben keyif yapamasaydım beraber sinir krizleri geçirseydik mutsuz olsaydık da hep beraber olsaydık.Olabilir miydi?Bunları hesap edebilmiş miydim  yavrumu karnımda sabırsızlıkla beklerken?Bir sene sonra işe başlamayı düşünürken iki yılıma şükür mü etmeliyim?İşi bıraksam ne olacak bir sene bilemedin iki sene sonra onu gene kreşe bırakacağım sağlıklı gelişimi için.Ne kadar onunla kalabilirim ki?Keşke kalaydım.Keşke kapitalizmin dişli çarkları bizi içine almayaydı.

Bugün anneni ağlattın oğlan!Nolur bir daha yapma güle oynaya gir o kapıdan.Biraz su serpinsin yüreğime!


Hep böyle kalalım oğlan ilk günkü gibi...Huzur içinde yüreklerimizi karıştıralım sevgimizle...

11 Ekim 2013 Cuma

Paşam Kreşte

Kreş yazımızı ne zaman yazsam diye düşünüp duruyordum ta ki bugün paşam,ilk etkinliği olan bayram mesajını elime verene kadar.O an o kadar duygulandım ki gözlerim doldu..Tabi ki o yapmamıştı çoğunu ama emeği vardı ve oğlum artık bensiz de birşeyler yapıyordu.Hem üzücü hem sevindirici.Paşam sadece pamuk koparmış bazı yerlere de yapıştırıcı sürmüş gerisi Belkıs Öğretmenimizden hediye.Hemen aktarma kağıdıyla sarıp sarmaladım birşey olmasın diye çünkü ömür boyu saklanacak bu koyun!


Kreş hikayemiz ise bu pazartesi başladı.Hergün ortalama 2 saat gittik kreşe oyun grubu gibi.İlk günler hastalığın da etkisiyle içime bir türlü sinmeyen bir mahsunluk vardı oğlumda.Öğle yemeği saatinde de orada olmasına rağmen yemeğe tepki gösteriyordu.Ama onun dışında hiçbir huzursuzluğu yoktu.Öğretmeninin dediği kadarıyla da arkadaşlarıyla ve çevreyle çok uyumluymuş.Yemeğe tepki vermesi beni korkutmadı değil.sonuçta bütün çocuklar yemek yerken benimkinin yememesi doğasına aykırı belli ki bir tepkiydi.Ben de öğretmenin bu konuda bilgilendirmiştim aman sakın zorlamayın kendi haline bırakın istemiyorsa yemesin diye.Ki saolsunlar karşılıklı bilgi alışverişine çok açıklar.Neyse dün ben paşamla kreşe gitmeden konuştum oğlum bak orada yemeğini ye bugün yanımızda yemek yok aç kalırız diye.Ben zaten kreş sahibinin odasındayım bir haftadır kahveymiş el işiymiş takılıyorum.Zaten paşamın da anne talebi olmadı çok şükür.Dün ilk mutlu haber paşamın süt içmesiydi!Ben ısrarla soruyorum emin misiniz diye onlar da şaşırdı.Ben neler ettim bir yudum bile ağzına sürmedi çünkü bu çocuk.Hepsini içmemiş ama olsun bu da birşey.Onun üstüne yemek saatinde sevinçle geldi öğretmeni,Doruk bütün yemeği yedi ikinci tabağı istedi diye.İşte o an içim biraz olsun rahatladı.

Ama asıl rahatlamayı bugün yaşadım.Kreşin genel alanlarında kameralar var ama sınıflarda yok.Normalde biz izleyemiyoruz ama kreş sahibinin odasından izlenebiliyor.Bu sabah Doruk'u kreşe götürdüğümde ardına bile bakmadan koşarak sınıfına gitti.Bir süre sonra tren yaparak televizyon odasına geçtiler.Beni görmüyor tabi ben kameradan izliyorum.A benimki hemen moda girmiş tren oldu alana gelince iki koşturdu.Mutlu yani!Onun o mahsun halleri içimi acıtıyordu birşey ters mi gidiyor diye.Bugünlük içim rahat..Tatil dönüşü yarım gün başlayacağız artık duruma göre bir süre sonra da tam güne geçiş yapacağız.

Allah'ım sen bize yardım et!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...