19 Mart 2014 Çarşamba

Kartondan Bul-Tak

İki haftadır şekiller ve renklere yoğunlaştık çünkü hala her sorduğumda doğru cevabı alamıyorum.Bunu yapmak da aklıma Etka'ca ve Zeynep'in Annesi ndeki daireler yapbozunu görünce geldi.Bizimki hem renkler hem de şekiller üzerine oldu.


Yapılışı kolay gibi görünse de pek öyle değilmiş başına oturunca anladım.O yüzden aşamalarını fotoğraflamaya çalıştım.


Kullandığım malzemeler bunlar.Ayrıca sıcak silikon ve bant da kullandım.Öncelikle iki eşit büyüklükte kartonu kestim.Bir parçanın üzerine ölçüp biçip düzgünce şekilleri çizdim.Şekilleri çizmek için evdeki oyuncakların parçalarını kullandım.Çizdiğim bu parçaları maket bıçağıyla düzgünce kestim.Düzgün olmak zorunda çünkü o kestiğimiz parçalar da bultağın parçası olacak.


Kesmediğim diğer parçaya elişi kağıtlarını yapıştırıcı ile yapıştırıp,yırtılmaması için koli bandıyla sağlamlaştırdım.Küçük şekilleri de aynı şekilde sağlamlaştırdım ve sıcak silikonla üzerlerine pompomları yapıştırdım.Pompom yerine renkli raptiye de kullanabilirsiniz.İki karton parçasını da sıcak silikonla birbirine yapıştırıp kenarlarından gene bant geçtim.


Ve geriye süslemek kaldı.Desenli bantlar ve stickerlar ile de çekici hale getirdim oyuncağımızı.


Oyuncağımız iki haftadır sapasağlam duruyor ve ara sıra çıkartıp oynuyoruz.Doruk isimlerini her sorduğumda cevap veremese de onları yerlerine doğru yerleştiriyor.

Keyifli aktiviteler :)

14 Mart 2014 Cuma

Rulolarla Eğlence

Uzun bir ara verince başlamak da zor oluyor yazmaya.Beni biraz da bu İnstagram cezbetti.Telefondan girebilmenin rahatlığı oluyor.E bloga yazmak için bilgisayarın başına oturup,fotoğrafları seçmek,düzenlemek,imla kuralarına dikkat ederek yazmak ciddi bir zaman harcamak gerektiriyor.Ama benim için yeri ayrı o başka :)

Geçen haftasonu da verimli geçti bizim için.Hava yağmurlu olduğundan gene eve tıkıldık ve oyunlarla vakit geçirdik hep.Paşam da sıkılmadı böylece.

Bu aktiviteyi daha önce birçok yabancı blogda görüp fotoğrafları kaydetmiştim ama yapmaya fırsat bulamamıştım.Ta ki Facebook'tan arkadaşım sevgili Melek bu tarz birşey hazırlayıp bana gaz verene kadar.


Büyükçe bir kolinin bir tarafını kesip kalan üç yüzüyle hazırladım bu düzeneği.Malzemeler de tuvalet kağıdı ve havlu kağıt ruloları.Ruloları da çift taraflı bantla kartona yapıştırdım.Daha ilgi çekici olması ve daha eğitici olması açısından da stickerlar ve resimler ekledim.Bu sefer top yerine pompom kullandım ki renk aktiviteleri de yapabilelim.Üç tane küçük kutuyu da farklı renklerde elişi kağıdıyla kapladım ve sadece o renklerde pompom kullandım.


İşte bu fotoğraf da Doruk'un bunu görünce ne kadar şaşırıp sevindiğinin göstergesi.Bir süre karşısından kalakaldı kuzum uykudan uyanıp bunu görünce :)


Aktivitelerimizde en çok merak edilen şeylerden biri de ilgi ve süre.Şaşılacak birşey ama Doruk tam 1 saat oynadı sıkılmadan.Hatta uykudan kalkıp aç olmasına rağmen o bir saatin sonunda da kandırarak zor götürdüm yemeğe.


Renkleri de konuşmuş olduk pompomlar ve kutular aracılığıyla.Stickerların faydası o nerede bu nerede diye sorduğumuz sorularla oldu.

Anlayacağınız bizim için hem eğlenceli hem de eğitici bir aktivite oldu.Üstelik düzeneğimiz de sapasağlam duruyor.Hafta boyunca ara sıra çıkardık ortaya.Sadece minik kutulardaki elişi kağıtlarını söktü.Evet biraz uğraştırıyor hazırlaması ama emin olun buna değer :)


7 Mart 2014 Cuma

Paşamın Tabaklarına Devam

Anca haftada bir yazı yazabiliyorum artık.Geçen haftasonu tabaklarını paylaşabiliyorum sonunda.Valla bana ne oldu anlayamıyorum.Eskiden sadece Paşamın öğle uykusunda bir tomar iş halleden ben şimdi tüm gün evde bile olsam bir türlü bir iş beceremiyorum.Demek çalışan kadın olmanın dayanılmaz ağırlığı böyle birşeymiş :)


Ben bu ineği çok sevdim.İneği biryerde görmüştüm bakarak yaptım.Çayır çimen doğaçlama.Ama Paşamızın pek keyfi yoktu o sabah yumurtayı yedi ama diğerlerine pek yüz vermedi.


Bu tabak da pazar günkü kahvaltısıydı Paşamın.Bebek arabası ve bebeğin patchwork kalıbı vardı ondan yaptım.Tabi o kalıpları biliyorsanız ondan yapmak zor oluyor ama eğlenceli.

Eğlenceli tabaklarla mutlu haftasonları dileriz herkese :)

3 Mart 2014 Pazartesi

Arabalar,Ayıcıklar,Baykuşlar

Bu hafta çok yoğun geçtiği için geçen haftasonu yaptıklarımızı anca paylaşabiliyorum.Artık her haftasonu nasıl tabak hazırlasam diye kafa patlatır oldum.Bazen bir tabak görüp esinleniyorum bazen de kendim birşeyler uyduruyorum.İşte bu haftanın tabakları:


İlk olarak ayıcıklarımızla başlayalım.Aslında bu tabağı biraz daha süsleyecektim ama Paşam çok acıkınca bu kadarla kaldı.Ayıcıklar ve güneş omletten,ayıcıkların göz ve ağzı siyah zeytinden,balonlar domates,havuç ve peynirden,kelebeğimiz ekmekten.


Arabalarımız da bir akşam yaptığımız kahvaltıdan.Paşam bazı akşamlar da yumurta diye tutturuyor çünkü :) Araba ve güneş omletten,yıldızlar ve yolun şeridi kaşar peynirden,toprak yolumuz kıymadan,çiçekler salatalıktan,arabanın üstündekilerde kırmızı ve yeşil biberden oluşuyor.


Son olarak baykuşumuzda pazar günü meyve saatinde yapıldı.Benim hiç niyetim yoktu ama Paşam cep telefonumda kaydettiğim baykuş fotoğrafını görünce men ittiyooom deyince kıyamadım.Ortaya karışık bu tabağı hazırladım.Ama beyimiz istemesine rağmen fazla yemedi ve anneyi üzdü biraz.


 Bunlar da Paşamın yemek halleri...Genelde tabaklar karşında hayal gücü devreye girip oyun evresi oluyor.Çoğunlukla yese de yüz vermediği zamanlar da oluyor.


27 Şubat 2014 Perşembe

Kartondan Fil Maskemiz

Geçen haftayı hep yorgun geçirdiğimden bir türlü aktivite hazırlayamadım Paşama.Haftasonu genelde gezmeye vakit ayırdık ama evde kalınca da bir sıkıntı bastı Paşamı :) Benim de aklıma daha önceden Pinterest'te gördüğüm maske geldi.Çok kısa sürede hazırlanacağını düşündüğümden hemen hobi odama ( Böyle havalı oluyor ama ütü-çamaşır odası hatta ardiye) kaçtım.


Pek kısa da sürmedi tabi.Doruk'un kafasının girebileceği bir kutunun bir tarafını keserek açtım.Gözler ve burun için de delikler açtım.Kulaklar,gözler ve ağız elişi kağıdından.Burunsa havlu kağıdın rulosundan.Sonra gelsin şaşkınlık ve eğlence :)


Bizimki en çok burnunu koparma kısmını sevdi.Kademeli olarak küçülttü burnunu.Eğlencenin büyük bölümü de babamızla geçti.


O burunla çok uzun süre hayatta kalamayacağı baştan belliydi ama şansını denedi gene de garip fil.
Sonuç : Burun koptu ve en son sehpa olarak kullanıldı bu garip filin bedeni :)

26 Şubat 2014 Çarşamba

Bir Tarif,Bir Köpek,Bir Çiçek

Pazar akşamı canım bir misafir sofrası çekti.E hep misafir gelince mi hazırlık yapacağız,bazen kendimize de kıyak yapıyorum.Sadece bize olmaz Paşama da kıyak yapayım dedim.Ne zamandır nette gördüğüm köpek şeklindeki poğaçalardan yapmak istiyordum,ona niyetlendim.Sadece köpek olmaz bir de çiçek yapalım yanına dedim :)


Bu arada farkettim ki sofra süslenince Doruk'un da çok hoşuna gidiyor,daha bir hevesle oturuyor sofraya tok bile olsa.

Mercimek köfteden bahsetmeden geçemeyeceğim.Pasta gibi sunmak tembellik ve yorgunluktan gelmiştir ama çok da hoşuma gitti gayri bundan sonra uğraşmam bıdık bıdık :)


 İşte bunlar da eciş bücüş köpeklerimiz.Nette gördüğüm kadar güzel yapamadım.Amaaan yarışmaya katılmayacağız önemli olan oğluşun sevmesiydi,o da bayıldı bayıldı.Hatta içine peynir koymakla hata etmişim bunun içine ne koyarsam yermiş.Maalesef pişirmeden gördü ve pişine kadar fırının başında hav haav diye tepindi durdu :)


Bu da bize özel servisimiz.Her zaman poğaça sunumlarını sıkıcı bulmuşumdur.Bu sunumu İnstagram'da Nurhan Şenturan'ın sayfasında görünce bayıldım.E artık gelelim tarifimi vermeye :

MALZEMELER
2 adet yumurta ( Birisinin sarısını üzerine sürmek için ayırın )
1 su bardağı tereyağ-sıvıyağ karışımı
1 su bardağı yoğurt
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı şeker
Alabildiğince un ( Ben tam buğday ve beyaz un karışımı kullandım )

YAPILIŞI : Tüm malzemeleri kulak memesi kıvamına gelene kadar yoğuruyoruz.Şekillendirip üzerine yumurta sürüp 180 derece fırına veriyoruz.Yaklaşık 20-30 dakikada pişiyor.


 Hamurlara köpek şekli vermeden önce bu şekli verip tepsiye diziyoruz.Daha sonra kulaklarını bıçakla kesip elimizle şekillendiriyoruz.Köpeğin burnu ve gözleri siyah zeytinden.Çiçek şekli vermek için de gene bıçakla kesip şekillendiriyoruz.

Mutlu sofralarınız olsun ailecek :)


18 Şubat 2014 Salı

Evde Haftasonu

Bu haftasonu evde başbaşaydık Paşamla.Cumartesi ne kadar hırçın olduğundan bahsetmiştim önceki yazımda.Hal böyleyken fazla birşey de yapamadık.Ama ara dönemleri bulup krizleri çözmek gerekti.

İlk aktivitemiz Sevgili Gamze'nin blogu Kayra'm Büyürken'de gördüğüm ağaç dallarına uğur böceği yerleştirme oldu.


Renkli karton üzerine ağaç çizdim ve Doruk'tan da uğur böceği stickerları oraya yapıştırmasını istedim.Gayet ciddiydi görüldüğü üzere.


Ama sonunda çok şebek olduk :)


Bu oyuncağı da Sevgili Özlem'in sayfasındaki çekilişten kazanmıştım ama küçük parçaları var diye kaldırmıştım.Krizler baş gösterince dedim bir şansımı deneyeyim.Çok hoşuna gitti ve bizi bayağı oyaladı.Bu oyuncak hem mıknatıslı hem de bir yüzü kara tahta diğer yüzü beyaz tahta.Tebeşirleri de çıkardım ortaya.Bizi uzun süre oyaladı ama sonunda tüm parçalar etrafa savrulmaktan kurtulamadı tabi.


Bu oyun fikri de Azra'nın İpek Saçları blogundan.Farklı olanı bulma oyunu.Üç tanesi aynı biri farklı olmak üzere evalardan şekiller kestim.Doruk aynı ve farklı kelimelerini ilk kez bir yerde kullanacağı için ona uygun dille anlatmaya çalıştım.


Ve beni şaşırttı Paşam.Biraz zorlandı ilk başta ama sonrakilerde hemen buldu farklı olan.Tabi bizimki sıkılır böyle oyunlarda bir tur tamam.Baktım atmaya başlayacak yön değiştirdim,dedim farklı olanları bulalım ve onları yere atalım.Bu atma işinden çok keyif aldı.Sonra da hepsini attı yere.


Atmaktan da sıkılınca dedim toplayalım hepsini kovaya.Ama farklı olanları bir yere aynı olanları bir yere.Buna pek rivayet ettiğini söyleyemeyeceğim.Sonunda da aktarma oyunu oynadı kendi kendine.

Ve sonrasında bol bol öpüştük,koklaştık,boğuştuk :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...