Geçen gün yaptığımız top tüplerinde 5 litrelik şişeleri kullanmıştım.Kapak kısımlarını da düzgünce kesip mutfak tezgahının bir köşesine atmıştım.Dün akşamüstü Doruk tam iftar saatlerine doğru gene bir kriz patlattı.Baktım yemek de hazırlayamıyorum dedim hadi koş odana gidiyoruz yeni bir oyun yapacağız.Beş tane kesilmiş şişe ağız kısmı vardı.Bunları duvara bantla yapıştırdım.Oldu sana top hunisi.Hem de çok eğlenceli toplar içinden döne döne diğerine geçiyor.
Top olarak alternatifimiz de çok : Peçeteden toplar,cevizler ve plastik toplarımız.
Neyse ki bu oyun sayesinde iftara çok sevdiğimiz fırında kıymalı makarnayı yetiştirebildim.Ve Doruk bunları da hala sökmedi duvardan.Çok şaşırtıyor beni çok...
20 Temmuz 2013 Cumartesi
19 Temmuz 2013 Cuma
Kayan Toplar ile İki Farklı Eğlence
İnternette dolaşıp Doruk için oyuncak bakarken birden aklıma evdeki bir parça köpük malzeme geldi.Nasıl yaparım diye düşünürken çöp şişleri getirdim ama bu sefer onları sabitleyecek bir malzeme gerekti.Çicek arajmanlarında kullanılan sünger iş görürdü,onu da kurabiye süslemesi için almıştım evde duruyordu.
Kenarlarına da set yapmam gerekti çünkü toplar uçuyordu.Eğimi ayarlamak zor oldu çünkü malzemenin boyu kısaydı. İşte ortaya bu oyuncak çıktı.
Bunu hazırlarken Doruk için uygun olmadığını farkettim ama heves ettim bir kere yapayım dedim.Uygun olmama sebebi küçük olmasıydı,top yerine boncuk kullandım çünkü.Doruk ilk gördüğünde şaşırdı kaldı.
Sonra da direk bir dalış yaptı.Bayağı bir temkinle bir süre oynamasını sağladım.
Oyun güzel gidiyordu ta ki paşam boncuğu kaşla göz arasında ağzına sokana kadar.Herhalde onu ağzından çıkarmak için nasıl bir kriz yaşandığını tahmin edebilirsiniz.Bu vesileyle oyuncağımızı daha sonra kullanılmak üzere rafa kaldırdık.
Baktım bu hoşuna gitti ona uygun başka bir versiyonu ile uğraştım.Bu sefer kağıt havlu rulolarını kullanarak yaptım.Ruloları ikiye kesip bantla duvara yapıştırdım.
Bu sefer top problemimiz çıktı evdeki lastik toplar ağır geldi.Pinpon topu da olmadığı için peçete ve bantla minik toplar yaptım.Doruk topları daha çok sevdi doğrusu.
Hala şaşırıyorum bugün onları sökmediğine.Bu da bir gelişme sanırım :)
Kenarlarına da set yapmam gerekti çünkü toplar uçuyordu.Eğimi ayarlamak zor oldu çünkü malzemenin boyu kısaydı. İşte ortaya bu oyuncak çıktı.
Bunu hazırlarken Doruk için uygun olmadığını farkettim ama heves ettim bir kere yapayım dedim.Uygun olmama sebebi küçük olmasıydı,top yerine boncuk kullandım çünkü.Doruk ilk gördüğünde şaşırdı kaldı.
Sonra da direk bir dalış yaptı.Bayağı bir temkinle bir süre oynamasını sağladım.
Oyun güzel gidiyordu ta ki paşam boncuğu kaşla göz arasında ağzına sokana kadar.Herhalde onu ağzından çıkarmak için nasıl bir kriz yaşandığını tahmin edebilirsiniz.Bu vesileyle oyuncağımızı daha sonra kullanılmak üzere rafa kaldırdık.
Baktım bu hoşuna gitti ona uygun başka bir versiyonu ile uğraştım.Bu sefer kağıt havlu rulolarını kullanarak yaptım.Ruloları ikiye kesip bantla duvara yapıştırdım.
Bu sefer top problemimiz çıktı evdeki lastik toplar ağır geldi.Pinpon topu da olmadığı için peçete ve bantla minik toplar yaptım.Doruk topları daha çok sevdi doğrusu.
Hala şaşırıyorum bugün onları sökmediğine.Bu da bir gelişme sanırım :)
Renkli Buzlar
Bu aktiviteyi dün yaptım ama günü gününe paylaşamıyorum tabiki.Dün paşamda bir kriz ki sormayın çıldırdım resmen ne desem isyan,ağlama,bağırma.Dediğim dedik çaldığım düdük unutmuyor da hiçbirşeyi tutturup duruyor.Taktı banyoda vileda suyuna..Banyodan çıkarmaya çalışınca başlıyor kriz.Düşünün ki düz duvara çarptı bir de sinirle çırpınırken hemen buz koyduk kafasına da fazla şişmedi.E baktım bu sefer de buzlar için ağlamaya başladı dedim ben buna renkli buz hazırlayım sürpriz olsun.Öğlen uyur da kriz geçer sandım ama nafile.Artık sinirim dayanmadı televizyonu açtım.Buzlarımız olunca da öğleden sonra hazırladım banyoyu.
Mavi ve kırmızı gıda boyam vardı onlarla hazırladım ama kırmızı toz boya olduğu için ayarı fazla kaçmış hemen boyasını salıverdi maviler kayboldu.Neyse ki hoşuna gitti bir süre oyalandı bunlarla.
Soğuk-sıcak kavramlarını öğretmek için ideal bir aktivite hem de eğlenceli.Ama Doruk'a bu kavramları ananesi öğretmişti zaten soğuk su ve sıcak çayla.Sıcağı öğrendi ama tutmaktan da kendini alıkoyamıyor sonrada elini öptürüyor acıdı diye.
Buzlar eriyince bir de küvetini doldurup onunla oynattım ama yetti mi yetmez,krizler bitmez.Salya sümük çıktık gene banyodan bu sefer imdada fındık yetişti.Bayılıyor kuruyemiş ve kuru meyvelere.Ve sonunda babamız geldi de bir nefes aldım.
Akşamına iftar yemeğine davetliydik ve benim hiç gidesim yoktu bu krizli paşayla.Kara kara düşünüyordum nasıl başedeceğiz diye.Ama hiç korktuğum gibi olmadı çünkü 7 yaşında Hale ile tanıştık orada.Hale hayat kurtardı bütün gece Doruk ile oynadı.Doruk ona sarıldı,öptü,elinden tuttu yani yapıştı bırakmadı.Bisiklete,scootera bindiler evcilik oynadılar o kadar tatlılardı ki ama ne yazıkki fotoğraf çekemedim.Ama artık hayatımızda Hale ve annesi var daha bol bol vaktimiz olur fotoğraf çekmeye.
Mavi ve kırmızı gıda boyam vardı onlarla hazırladım ama kırmızı toz boya olduğu için ayarı fazla kaçmış hemen boyasını salıverdi maviler kayboldu.Neyse ki hoşuna gitti bir süre oyalandı bunlarla.
Soğuk-sıcak kavramlarını öğretmek için ideal bir aktivite hem de eğlenceli.Ama Doruk'a bu kavramları ananesi öğretmişti zaten soğuk su ve sıcak çayla.Sıcağı öğrendi ama tutmaktan da kendini alıkoyamıyor sonrada elini öptürüyor acıdı diye.
Buzlar eriyince bir de küvetini doldurup onunla oynattım ama yetti mi yetmez,krizler bitmez.Salya sümük çıktık gene banyodan bu sefer imdada fındık yetişti.Bayılıyor kuruyemiş ve kuru meyvelere.Ve sonunda babamız geldi de bir nefes aldım.
Akşamına iftar yemeğine davetliydik ve benim hiç gidesim yoktu bu krizli paşayla.Kara kara düşünüyordum nasıl başedeceğiz diye.Ama hiç korktuğum gibi olmadı çünkü 7 yaşında Hale ile tanıştık orada.Hale hayat kurtardı bütün gece Doruk ile oynadı.Doruk ona sarıldı,öptü,elinden tuttu yani yapıştı bırakmadı.Bisiklete,scootera bindiler evcilik oynadılar o kadar tatlılardı ki ama ne yazıkki fotoğraf çekemedim.Ama artık hayatımızda Hale ve annesi var daha bol bol vaktimiz olur fotoğraf çekmeye.
18 Temmuz 2013 Perşembe
Top Tüpleri
Bu etkinliği yabancı bir blogda görüp kaydetmiştim vakti gelmiş olabilir diye düşündüm.Aslında 1,5lt lik şişelerle yapalı çok oldu ama paylaşamamıştım taşınma telaşından.Duvarda fazla asılı kalmadı zaten seyyar bir şekilde oyuncaklar arasında yerini aldı.Aklımıza estikçe küçük topları atıyoruz içine.
Ama bu bize dar gelmeye başladı.Doruk büyük topları da içine sokmaya çalıştığı için aklıma 5lt lik şişelerden de yapmak geldi.Hem bu şekilde büyük-küçük kavramlarını da öğrenebilirdi.
Şişeleri eğik açıyla kesip koli bandıyla birbirlerine yapıştırdım.
Her iki tüpümüzü de yanyana duvara yapıştırdım.
Benim bile hoşuma gitti.Büyük olanda basket oynadım.Doruk da büyük küçük şeyleri ayırıp içine atmaya başladı.Ayrıca neden sonuç ilişkisini öğrenmesi açısından da faydalı.Mesela tersten de birşeyler atmaya çalıştı.
Bir süre oynadıktan sonra emme krizinin baş göstermesiyle beraber bir hınçla söktü onları duvardan.Ama Doruk için illa duvarda olması gerekmiyor,küçüğüyle uzun zamandır oynuyoruz çünkü.
Paşam gündüzleri iki uyku uyuyordu,bu günlerde teke indirmeye çalışıyorum.O yüzden de uyku saatlerinde 2 yaş sendromumuza ilaveten çifte kriz yaşıyoruz.Bu aktiviteden sonra emzirdim,banyoda oyun oynattım,yetmedi sokağa çıktık anca sakinleşti.Özellikle de parka gidip kumlarda yüzünce :)
Ama bu bize dar gelmeye başladı.Doruk büyük topları da içine sokmaya çalıştığı için aklıma 5lt lik şişelerden de yapmak geldi.Hem bu şekilde büyük-küçük kavramlarını da öğrenebilirdi.
Şişeleri eğik açıyla kesip koli bandıyla birbirlerine yapıştırdım.
Her iki tüpümüzü de yanyana duvara yapıştırdım.
Benim bile hoşuma gitti.Büyük olanda basket oynadım.Doruk da büyük küçük şeyleri ayırıp içine atmaya başladı.Ayrıca neden sonuç ilişkisini öğrenmesi açısından da faydalı.Mesela tersten de birşeyler atmaya çalıştı.
Bir süre oynadıktan sonra emme krizinin baş göstermesiyle beraber bir hınçla söktü onları duvardan.Ama Doruk için illa duvarda olması gerekmiyor,küçüğüyle uzun zamandır oynuyoruz çünkü.
Paşam gündüzleri iki uyku uyuyordu,bu günlerde teke indirmeye çalışıyorum.O yüzden de uyku saatlerinde 2 yaş sendromumuza ilaveten çifte kriz yaşıyoruz.Bu aktiviteden sonra emzirdim,banyoda oyun oynattım,yetmedi sokağa çıktık anca sakinleşti.Özellikle de parka gidip kumlarda yüzünce :)
17 Temmuz 2013 Çarşamba
Süt Şişesinden Yelkenli ve Duyusal Havuz
Doruk'un canı sıkılınca imdada su aktiviteleri yetişir.Sadece suyla oynasın istemedim aklıma kağıttan gemiler geldi.Gemiyle beraber sakladığım süt şişesini nasıl değerlendiririm diye düşünürken yelkenli yapmaya karar verdim.
Bizimki basit birşey olacaktı daha süslülerini paşam büyüyünce beraber yaparız.Süt şişesini kestim,bantla pipeti yapıştırdım.Kartonu da yelken şeklinde kesip pipete yapıştırdım oldu sana yelkenli.
Ben bu yelkenliyle uğraşırken 1-2 dakika paşamın sesi kesildi meğer çok meşgulmüş kendileri.
Banyoyu hazırlayıp paşamı öyle içeri alacaktım ama leğeni görünce çıldırdı daldı içeri.Minik duyusal havuzumuza denizle ilgili materyaller topladım.Yelkenlimiz,kağıttan gemiler,sünger balık,ıstakoz,balina,köpek balıkları,yengeç.Kağıttan gemileri anında yok etti zaten,en çok süngerle oynamak hoşuna gitti.O sırada bende şu hangisi bu hangisi diye sordum nadiren de yanıt aldım.
Köpekbalığı balığın gözünü oyarken.
Doruk da onlarla yüzmek istedi.
Ve sonunda banyoyu temizleyip çıktık.
Mutlu son :)
Bizimki basit birşey olacaktı daha süslülerini paşam büyüyünce beraber yaparız.Süt şişesini kestim,bantla pipeti yapıştırdım.Kartonu da yelken şeklinde kesip pipete yapıştırdım oldu sana yelkenli.
Ben bu yelkenliyle uğraşırken 1-2 dakika paşamın sesi kesildi meğer çok meşgulmüş kendileri.
Banyoyu hazırlayıp paşamı öyle içeri alacaktım ama leğeni görünce çıldırdı daldı içeri.Minik duyusal havuzumuza denizle ilgili materyaller topladım.Yelkenlimiz,kağıttan gemiler,sünger balık,ıstakoz,balina,köpek balıkları,yengeç.Kağıttan gemileri anında yok etti zaten,en çok süngerle oynamak hoşuna gitti.O sırada bende şu hangisi bu hangisi diye sordum nadiren de yanıt aldım.
Köpekbalığı balığın gözünü oyarken.
Doruk da onlarla yüzmek istedi.
Ve sonunda banyoyu temizleyip çıktık.
Mutlu son :)
13 Temmuz 2013 Cumartesi
Eşleştirme Kartlarımızı Yaptık
Eşleştirme kartlarıyla ilgili çekincem Doruk'un yemesiydi.Hoş yedi de ama sağlam olmuş bayağı kağıda zarar gelmedi.Hatta yapalı nerdeyse iki ay oldu hala yemeği daha çok seviyor.Kartlar için resimleri bu adresten indirip renkli çıktı aldım.Aslında materyal gölge eşleştirmesi için ama ben bu amaçla kullandım.Çıktıyı kestim ve kartona yapıştırıp etrafını koli bandıyla sardım.Siz bu işlem için laminasyon (pvc kaplama) yaptırabilirsiniz yada makinasını alıp evde kendiniz yapabilirsiniz.Ben bu makinadan almayı düşünüyorum.Biz iki çiftten başladık,zamanla sayısı arttırılabilir.
Kartları eline alıp önce inceledi,evirdi,çevirdi.Sonra ben anlatmaya çalıştım ama o pek oralı olmalı.
Uzunca bir süre elinden bırakmadı ama eşleştirme falan da yapmadı.Tadının güzel olduğunu farketti sanırım,kartları hazırladığım günden beri sürekli kıvırıp ağzına sokuyor.
Bu dönemde biraz ilgisini çekmeye başladı.Bazen eşlerini bulabiliyor.
Kartları eline alıp önce inceledi,evirdi,çevirdi.Sonra ben anlatmaya çalıştım ama o pek oralı olmalı.
Uzunca bir süre elinden bırakmadı ama eşleştirme falan da yapmadı.Tadının güzel olduğunu farketti sanırım,kartları hazırladığım günden beri sürekli kıvırıp ağzına sokuyor.
Bu dönemde biraz ilgisini çekmeye başladı.Bazen eşlerini bulabiliyor.
12 Temmuz 2013 Cuma
Yeni Bir Şehir Yeni Bir Hayat
Uzun bir süredir netten uzak kaldım.Artık Hatay'da yaşıyoruz.Nerdeyse üç hafta olmuş zaman ne kadar hızlı geçiyormuş.Yeni bir binaya taşındığımız için ne yazıkki interneti anca bağlatabildik.Peki bu süreçte neler yaptık?
Antalya'daki son haftamızı o kadar yoğun geçirdik ki...Tatil şansımız bir daha olmaz diye koştur koştur denize havuza girip gece yarılarına kadar koli yaptım durdum evde.Tabi annemle kardeşimin olması müthiş bir destek oldu.O telaşın arasında arkadaşlara veda ziyaretleri bile yaptık.Hatta facebooktaki küçük ve çok samimi grubumuzdan tanıştığımız Seda ve kızı Damla ile görüşme fırsatımız bile oldu.Onlar da tatil amaçlı Antalya'ya gelmişlerdi ama ne yazıkki çok kısıtlı bir sürede görüştük umarım tekrarı olur.Paşam havuzda o kadar eğleniyordu ki en çok havuzdan ayrılışımıza üzüldüm galiba.Hobbaa hob hob diye atlayıp zıplayıp duruyordu.
Evi taşıdığımız gün çok zor geçti özellikle Doruk heryeri karıştırmaya çalışırken.Ev taşırken en iyisi imkan varsa çocuğunuzun başka bir mekanda olması.Biz de bir süremizi komşuda geçirdik de rahat ettik.Ve evimize son bir bakış ve gözyaşıyla veda ettik.Bu ev farklıydı bizim için çünkü ilk defa kendimize ait bir evimiz olmuştu ve paşam bu evde bize katılmıştı.Yolumuz bayağı uzundu,nakliyecilerle de problem yaşadığımız için yola çıkmak için geç kaldık.Bu arada Antalya-Hatay yolu da bayağı virajlı zor bir yolmuş gece anca Adana'ya varabildik ve bir aile dostumuzda kaldık orada.İyiki de kalmışız o stresten sonra bize iyi geldi üstelik ertesi gün küçük bir Adana turu yaptık ve tabiki meşhur kebabı yerinde yedik.Arkadaşlarımıza tekrar teşekkür ederiz...
Hatay'a geldiğimiz gün tam bir kabustu.Kamyon zaten akşamüstü eşyaları boşaltmaya başlamış ve eşyaların kamyondan inmesiyle sinirimiz iyice oynamaya başlamıştı.Çoğu eşyamızı sarmadan yüklemişler ve hepsi irili ufaklı çizilmişti.İnsanın insana yaptığını hiçbir canlı yapmaz!İnsan emeğini harcamak ne kadar da kolay sanki o eşyaları yolda bulduk biz.Neyse bizim başımıza geldi ama siz kendinizi koruyun lütfen nakliyecilerin başında durun ve tek tek sardırın eşyalarınızı.Tabi bunun için çocuğunuza bakacak biri olması şart,bununla da yetmiyor çocuğunuzun o gün krizde olmaması gerekiyor.Neyse eşyalar yüklenirken paşa da krizlerden kriz beğendi çok etkilendi sanırım bütün gün kucağımdan inmedi adamların peşinde koşturduk durduk.Bir de üstüne mobilyaları kurmadan gittiler saolsunlar.Bu da yetmezmiş gibi temizlettiğimiz evin leş gibi olduğunu gördük.Bir de onlarla tartış göya şirket tutmuştuk.Ama anladım ki yavuz hırsız ev sahibini bastırır başına ne gelirse sukunetle kabullenmek lazım daha da alevlenmemek için.
Eve yerleşme kısmına geçtiğimiz için mutluyduk gene de ama paşam çok huzursuzdu adapte olmakta çok zorlandı.Kuzum bir de ateşlendi birkaç gün içinde.Meğer bağırsaklarında ve boğazında enfeksiyon varmış.Ateş geçti,enfeksiyon geçti ama ishal bir türlü geçmedi.Meğer antibiyotik de ishal yapıyormuş.Tam ishal düzeldi derken bu sefer de paşam geçen akşam kaşını patlattı.Ödüm koptu gözüne birşey oldu diye çünkü gözünü tutuyordu.Burada da acillerle tanıştık böylece.İki dikişimiz daha oldu.Sanırım paşam büyüyene kadar dikişti alçıydı eksik olmayacak bizden.Pansumana gitmeye devam..
Bu aralar Paşamın favorisi masadan ne bulursa kapıp kaçmak. Fena haylaz oldu.
A tabi sadece iş yapmıyoruz Hatay'ı keşfetmeye başladık.Çok güzel bir çarşısı var henüz tamamını gezemesek de.Ayrıca paşam için top havuzu olan bir kafe bile bulduk.Çocuk parkı ne yazıkki az sayıda ve eve yakın yok zaten biber sıcakları da gelmek üzere evde takılayacağız artık.Buraların rüzgarına alışmaya çalışıyoruz Doruk bile şaşkın şaşkın bakıp vuuuu diyor.
Bir taşınma macerası böyle geçti gitti.
Antalya'daki son haftamızı o kadar yoğun geçirdik ki...Tatil şansımız bir daha olmaz diye koştur koştur denize havuza girip gece yarılarına kadar koli yaptım durdum evde.Tabi annemle kardeşimin olması müthiş bir destek oldu.O telaşın arasında arkadaşlara veda ziyaretleri bile yaptık.Hatta facebooktaki küçük ve çok samimi grubumuzdan tanıştığımız Seda ve kızı Damla ile görüşme fırsatımız bile oldu.Onlar da tatil amaçlı Antalya'ya gelmişlerdi ama ne yazıkki çok kısıtlı bir sürede görüştük umarım tekrarı olur.Paşam havuzda o kadar eğleniyordu ki en çok havuzdan ayrılışımıza üzüldüm galiba.Hobbaa hob hob diye atlayıp zıplayıp duruyordu.
Evi taşıdığımız gün çok zor geçti özellikle Doruk heryeri karıştırmaya çalışırken.Ev taşırken en iyisi imkan varsa çocuğunuzun başka bir mekanda olması.Biz de bir süremizi komşuda geçirdik de rahat ettik.Ve evimize son bir bakış ve gözyaşıyla veda ettik.Bu ev farklıydı bizim için çünkü ilk defa kendimize ait bir evimiz olmuştu ve paşam bu evde bize katılmıştı.Yolumuz bayağı uzundu,nakliyecilerle de problem yaşadığımız için yola çıkmak için geç kaldık.Bu arada Antalya-Hatay yolu da bayağı virajlı zor bir yolmuş gece anca Adana'ya varabildik ve bir aile dostumuzda kaldık orada.İyiki de kalmışız o stresten sonra bize iyi geldi üstelik ertesi gün küçük bir Adana turu yaptık ve tabiki meşhur kebabı yerinde yedik.Arkadaşlarımıza tekrar teşekkür ederiz...
Hatay'a geldiğimiz gün tam bir kabustu.Kamyon zaten akşamüstü eşyaları boşaltmaya başlamış ve eşyaların kamyondan inmesiyle sinirimiz iyice oynamaya başlamıştı.Çoğu eşyamızı sarmadan yüklemişler ve hepsi irili ufaklı çizilmişti.İnsanın insana yaptığını hiçbir canlı yapmaz!İnsan emeğini harcamak ne kadar da kolay sanki o eşyaları yolda bulduk biz.Neyse bizim başımıza geldi ama siz kendinizi koruyun lütfen nakliyecilerin başında durun ve tek tek sardırın eşyalarınızı.Tabi bunun için çocuğunuza bakacak biri olması şart,bununla da yetmiyor çocuğunuzun o gün krizde olmaması gerekiyor.Neyse eşyalar yüklenirken paşa da krizlerden kriz beğendi çok etkilendi sanırım bütün gün kucağımdan inmedi adamların peşinde koşturduk durduk.Bir de üstüne mobilyaları kurmadan gittiler saolsunlar.Bu da yetmezmiş gibi temizlettiğimiz evin leş gibi olduğunu gördük.Bir de onlarla tartış göya şirket tutmuştuk.Ama anladım ki yavuz hırsız ev sahibini bastırır başına ne gelirse sukunetle kabullenmek lazım daha da alevlenmemek için.
Eve yerleşme kısmına geçtiğimiz için mutluyduk gene de ama paşam çok huzursuzdu adapte olmakta çok zorlandı.Kuzum bir de ateşlendi birkaç gün içinde.Meğer bağırsaklarında ve boğazında enfeksiyon varmış.Ateş geçti,enfeksiyon geçti ama ishal bir türlü geçmedi.Meğer antibiyotik de ishal yapıyormuş.Tam ishal düzeldi derken bu sefer de paşam geçen akşam kaşını patlattı.Ödüm koptu gözüne birşey oldu diye çünkü gözünü tutuyordu.Burada da acillerle tanıştık böylece.İki dikişimiz daha oldu.Sanırım paşam büyüyene kadar dikişti alçıydı eksik olmayacak bizden.Pansumana gitmeye devam..
Bu aralar Paşamın favorisi masadan ne bulursa kapıp kaçmak. Fena haylaz oldu.
A tabi sadece iş yapmıyoruz Hatay'ı keşfetmeye başladık.Çok güzel bir çarşısı var henüz tamamını gezemesek de.Ayrıca paşam için top havuzu olan bir kafe bile bulduk.Çocuk parkı ne yazıkki az sayıda ve eve yakın yok zaten biber sıcakları da gelmek üzere evde takılayacağız artık.Buraların rüzgarına alışmaya çalışıyoruz Doruk bile şaşkın şaşkın bakıp vuuuu diyor.
Bir taşınma macerası böyle geçti gitti.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

































